<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.genckolikforum.com/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Gen&#231;kolik Forum</title>
  <link>http://www.genckolikforum.com</link>
  <description>XML içerik linki; Gen&#231;kolik Forum : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Sun, 20 May 2012 19:52:41 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Wed, 04 May 2011 15:49:06 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.06</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.genckolikforum.com/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <item>
   <title>Komik Video Platformu : Yılların fotoğrafçısına yapılır mı bu?!!</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1863&amp;PID=2698#2698</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1821">tubademirtas</a><br /><strong>Konu:</strong> Yılların fotoğrafçısına yapılır mı bu?!!<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 04-Mayıs-2011 Saat 15:49<br /><br /><br /><br />Bi de utanmadan deklanşörün yerini tarif ediyor şuursuz! :D<br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=-aHlpPUnfHQ" target="_blank">video için tıklayın</a>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 04 May 2011 15:49:06 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1863&amp;PID=2698#2698</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Siyaset&#231;iler : mahir cayan</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1862&amp;PID=2697#2697</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=34">militan</a><br /><strong>Konu:</strong> mahir cayan<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ocak-2011 Saat 03:01<br /><br /><div ="mtm fbGroupDoc"><p><strong>Mahir Çayan</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Mahir Çayan</p><p>&nbsp;</p><p>Doğum 14 Ağustos 1945</p><p>Samsun</p><p>&nbsp;</p><p>Ölüm 30 Mart 1972</p><p>Kızıldere Köyü</p><p><strong>Mahir Çayan</strong> (d. 14 Ağustos 1945 - ö. 30 Mart 1972), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi lideri. Marksist-Leninist devrimci önder.</p><p>30 Mart 1972 tarihinde, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı KızıldereKöyü'nde askerle girdiği çatışmada dokuz arkadaşıyla birlikte SEHITEDILDI.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong></strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><ul><li>r</li></ul><p><strong> Hayatı </strong></p><p>Samsun doğumlu olan Mahir Çayan ortaokul ve lise dönemleriniHaydarpaşa Lisesi'nde yani İstanbul'da geçirdi. 1963'te İstanbulÜniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Ertesi yıl Ankara SiyasalBilgiler Fakültesi'nde öğrenimine devam etti. Bu dönemde TİP ve FKF'ye(Fikir Kulüpleri Federasyonu) bağlı olan SBF (Siyasal BilgilerFakültesi) Fikir Kulübüne girdi. 1965'te bu klübün başkanlığını daüstlendi.</p><p>1967'de kısa süreliğine Fransa'ya gitti. Buradaki sosyalisthareketlerin genel seyri ve içinde bulundukları tartışmaları izledi.1968'deki 6. Filo eylemlerine İzmir'de katıldı ve gözaltına alındı. Budönemde Türkiye İşçi Partisi (TİP) içinde başlayan Mihri Belli'ninsavunduğu Milli Demokratik Devrim tartışmaların içerisinde ve dahasonra kurulan THKP-C'nin önder kadrosunda bulundu. Bu tartışmasürecinde TİP adına Zonguldak Ereğlisi'nde çalışmalar yürüttü.</p><p>Bu geziden sonra ideolojik olarak Milli Demokratik Devrim saflarındayer aldı. TİP ile olan temel ayrılığı devrim sorunu olarak tarifler.Fransa'da bulunduğu süreçte Latin Amerika silahlı (fokoist)mücadelerinden etkilenir. TİP'i bu süreçte yasalcılıkla suçlar,Türkiye'deki devrim sürecinin ancak silahlı bir mücadeleyle ve kendiözgül koşullarının tespit edilmesiyle olabileceğini savunur. Bu görüşedaha yakın olan Türk Solu ve Aydınlık dergilerinde yazılar yazar. Budönemde yazdığı önemli yazıları "<em>Revizyonizmin Keskin Kokusu 1</em>", "<em>Revizyonizmin Keskin Kokusu 2</em>" ve "<em>Aren Oportünizminin Niteliği</em>" dir.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>31 Mart 1972 tarihli <em>Hürriyet</em> gazetesinin baş sayfası</p><p>1969 yılında Ankara'da yapılan ve adını DEV-GENÇ (Devrimci GençlikFederasyonu) olarak değiştirdiği toplantıda, Türkiye sosyalisthareketinin seyrini değiştirir. 1971 yılında yapılan TİP kongresinekatılmamış, TİP ve kendi çalışma çevresinden öğrenci ve işçilerlebirlikte bir toplantı örgütler. Mihri Belli ile olan ayrılıkları iyiceortaya çıkmış olmasıyla birlikte yolunu Milli Demokratik Devrim (MDD)sürecinden ayırarak, önce "genç subayların" askeri darbe yapmasınıbeklemek yerine halk ihtilali için silahlı propaganda faaliyetlerinebaşlar. Bu ayrışmanın temel noktası, aslında MDD tespitinin TİPyasalcılığının başka bir versiyonu olduğu görüşüdür. O dönemde Türkiyedevrim sürecini <em>Kesintisiz Devrim I-II-III</em> broşürlerinde dilegetirir. Türkiye'nin sahip olduğu yapıyı oligarşi olarak tanımlar. Ekolarak da "Türkiye'deki geçmişe nazaran refah seviyesinin artması ilebirlikte devlet ve halk arasında bir denge vardır," demiş ve bu dengeyi<em>suni denge</em> olarak adlandırmıştır. Suni dengeyi de bozmanın ancak silahlı mücadele ile olacağını savunmuştur. &#091;1&#093;</p><p>Bu süreçte Münir Ramazan Aktolga ve Yusuf Küpeli ile birlikteTHKP-C'nin kuruluş çalışmalarını sürdürür. Örgütün diğer önemliisimleri arasında; Ertuğrul Kürkçü, İlhami Aras, Ulaş Bardakçı, MustafaKemal Kaçaroğlu ve Hüseyin Cevahir yer alır. Şehir gerillası modellinibenimseyen Mahir Çayan buna uygun silahlı eylemlerin planlanmasında vegerçekleştirilmesinde bizzat bulunur. Çalışmalarını sürdürmek içinŞubat 1971'de İstanbul'a geçen Mahir Çayan burada da silahlı eylemleredevam eder.22 Mayıs 1971 ' de İsrail Başkonsolosu Ephraim Elrom'unkaçırılıp öldürülmesi olayına karışır.1 Haziran 1971'de kaldıklarıevden kaçarken polisle girdikleri çatışmada Hüseyin Cevahir öldürülür,Mahir Çayan yaralı olarak ele geçirilir. Daha sonra arkadaşlarıylabirlikte Kartal Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçan Mahir Çayan bir süreİstanbul'da saklanır.</p><p>&nbsp;</p><p><strong> Kızıldere Olayı ve SEHIT EDILMESI</strong></p><p>Ocak 1972'de THKO ile ortak eylem kararı alarak arkadaşları ilebirlikte Fatsa'ya geçer. Mart 1972'de Ünye radar istasyonunda çalışan 2İngiliz 1 Kanadalı teknisyeni kaçırır ve karşılığında THKO (TürkiyeHalkın Kurtuluş Ordusu) önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve YusufAslan'ın serbest bırakılmasını ister. Niksar'ın Kızıldere Köyü'ndemuhtarın evinde Samsun Komando Alay komutanı Sezai Albay kumandasındakikomandolar tarafından ablukaya alınır. Sezai Albay'ın megafonla yaptıgıteslim olun ihtarlarına devrimci sloganlarla karşılık verilir.Evisarmış olan komandolar 27 dakika süreyle evi kurşun yağmuruna tutar,daha sonra evin çevresine havan topuyla atış yapılır ve tekrar teslimolmaları istenir.Bu arada avukatları oraya getirtilir ve megafon elineverilerek Mahir ve arkadaşlarının teslim olması söyletilir.Bu arada birkeşif uçağı, kırmızı beyaz kurdelelere sarılı bir haber paketi atar,Sezai Albay haberi okur ve Yaşar Yüzbaşı'yı yanına çağırarak ona biremir verir.Yaşar Yüzbaşı, yanına Semih Üsteğmen'i ve roketatarı alarakbirlikte mevzilenir ve muhtarın evini roket ile vururlar. Mahir Çayançatı penceresinde M-1 mermisi ile vurulur, Saffet Alp giriş kapısınaçıkar ve sağ elinde tuttuğu Thompson makinalı tabancasını havayakaldırmış ve kayış yerine bağlanmış beyaz çarşaf parçası basınınüzerine doğru sarkmıştır. O anda, çelik yelek giymiş olup eve doğrukoşan ve sadece muvazzaflardan oluşan birlik, ellerindeki otomatiksilahlarla Saffet Alp'i taramışlardır. Karnı yarılıp bağırsaklarıaşağıya sarkan Alp, dizlerinin üzerine çökerek can vermiştir. TokatÖzel Taburu'ndan destek için gelen yüz kadar asker muhtarın eviniçevirirler ve halktan kimsenin yaklaşmasını önlerler. Cenazeler vesilahlar dışarı çıkartılır, özel taburdan gönüllü askerler cenazeleribir traktörün romörküne taşır ve Niksar savcısının nezaretinde Niksar'agötürülürler.Ertesi gün evde nöbet tutan askerler zemin kattaki inekölülerini incelerken bir hışırtı duyarlar ve tüfeklerini doğrulturlar.Bunun üzerine Ertuğrul Kürkçü saklandığı samanlıktan çıkar.Niksaragönüllü giden Hamamcı Hanefi'nin elinde Mahir Çayan'ın cüzdanı vardır,cüzdanın içersinde bulunan resminin arkasında, "karıma" diye başlayanbir yazı, "Sefa geldin Ölüm" diye bitmektedir. Mahir Çayan'ın mezarıAnkara Karşıyaka Mezarlığı, L/3 adası, 99 no'lu mezardır.</p></div>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 24 Jan 2011 03:01:35 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1862&amp;PID=2697#2697</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Siyaset&#231;iler : karl marx</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1861&amp;PID=2696#2696</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=34">militan</a><br /><strong>Konu:</strong> karl marx<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ocak-2011 Saat 02:57<br /><br /><div ="mtm fbGroupDoc"><p><strong>Karl Marx</strong></p><p>&nbsp;</p><p>Karl Heinrich Marx</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Karl Marx</p><p>Tam adı Karl Heinrich Marx</p><p>&nbsp;</p><p>Doğumu 5 Mayıs 1818, Trier, Almanya (Prusya Krallığı)</p><p>&nbsp;</p><p>Ölümü 14 Mart 1883, Londra, İngiltere</p><p>Çağı 19. yüzyıl felsefesi</p><p>Bölgesi Batı felsefesi</p><p>Okulu Marksizm</p><p>İlgi alanları Politika, iktisat, sınıf mücadelesi</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Etkilendikleri</p><p>Kant, Hegel, Feuerbach, Stirner, Smith, Ricardo, Rousseau, Goethe, Fourier, Friedrich Engels</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Etkiledikleri&#091;göster&#093;</p><p>Luxemburg, Lenin, Stalin, Trotsky, Gramsci, Mao, Guevara, Sartre,Jacques Derrida, Debord, Frankfurt okulu, Negri, Georges Politzer</p><p>İmzası</p><p><strong>Karl Heinrich Marx</strong> (okunuşu: <em>Karl Haynrih Marks</em>)(5 Mayıs 1818 Trier - 14 Mart 1883 Londra) 19. yüzyılda yaşamışfilozof, politik ekonomist ve devrimci. Komünizmin kuramsalkurucusudur. Birçok politik ve sosyal konuda fikri olmakla beraber, ençok Komünist Manifesto'nun (1848) giriş cümlesinde özetlediği tarihanaliziyle tanınır: "<em>Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir.</em>"&#091;1&#093;Marx, bütün sınıflı toplumlarda olduğu gibi kapitalizmin de kendini yoketmeye yol açacak içsel dinamikler barındırdığına inanırdı; onundüşüncesine göre, nasıl ki kapitalizm eskimiş feodalizmin yerinialdıysa, sınıfsız bir toplum olan komünizm de "devletin proletaryanındevrimci diktatörlüğünden başka bir şey olmadığı" siyasal geçişsürecinden sonra onun yerini alacaktır.&#091;2&#093;</p><p>Marx, sosyoekonomik değişimlere belirli bir tarihsel zorunlulukperspektifinden bakardı; ona göre kapitalizm, yapısal durumunundinamiği ve çatışması sonucu yerini komünizme kesin olarak bırakacaktır:</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong>«</strong>&nbsp;Modern sanayinin gelişmesi, burjuvazininayaklarının altından bizzat ürünleri ona dayanarak ürettiği ve mülkedindiği temeli çeker alır. Şu halde, burjuvazinin ürettiği, her şeydenönce, kendi mezar kazıcılarıdır. Kendisinin devrilmesi ve proletaryanınzaferi aynı ölçüde kaçınılmazdır.&nbsp;<strong>»</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>(Komünist Manifesto &#091;3&#093;)</p><p>Marx, bu değişimin organize bir devrimci hareketle geleceğinidüşünür; bu değişim, ancak uluslararası işçi sınıfının birleşikhareketiyle meydana gelecektir: "Bize göre komünizm, ne yaratılmasıgereken bir durum, ne de gerçeğin ona uydurulmak zorunda olacağı birülküdür. Biz, bugünkü duruma son verecek gerçek harekete komünizmdiyoruz. Bu hareketin koşulları, şu anda varolan öncüllerden doğarlar."(- Alman İdeolojisi)</p><p>Marx yaşadığı dönemde dünya çapında ünlü bir isim sayılmasa da,ölümünden kısa bir süre sonra düşünceleri dünya işçi hareketine yönvermiştir. Marksist Bolşeviklerin Rusya'da Ekim Devrimi'nigerçekleştirmesi bunun en büyük örneğidir. 20. yüzyılda dünyadaMarksist düşünce hemen hemen bütün ülkelerde taraftar bulmuştur.Marksizm, akademik ve politik çevrelerde en çok tartışılmışkonulardandır.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Konu başlıkları</strong></p><p>&#091;gizle&#093;</p><ul><li>1 Yaşamı  <ul><li>1.1 Eğitimi</li><li>1.2 Marx ve Hegelciler</li><li>1.3 Londra</li><li>1.4 Aile hayatı</li><li>1.5 Ölümü</li></ul></li><li>2 Marx'ın görüşleri  <ul><li>2.1 Marx'ın felsefesi</li><li>2.2 Tarih anlayışı</li><li>2.3 Politik ekonomi</li></ul></li><li>3 Marx'ın etkilendikleri</li><li>4 Marx'ın etkisi</li><li>5 Marx'a dönüş</li><li>6 Eleştiriler</li><li>7 Çeşitli fotoğraflar</li><li>8 Dipnotlar</li><li>9 Eserleri</li><li>10 Ayrıca bakınız</li><li>11 Dış bağlantılar  <ul><li>11.1 Biyografileri</li></ul></li></ul><p><strong> Yaşamı </strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Karl Marx,1839,çizim.</p><p>Prusya Krallığı'na bağlı Trier kentinde yedi çocuklu Yahudi birailenin üçüncü çocuğu olarak Karl Heinrich Marx adıyla dünyaya geldi.Babası Heinrich (1777&#8211;1838) Aydınlanma düşünürleri Voltaire veRousseau'ya hayrandı. Prusya makamları, bir Yahudi'ye hukuk diplomasıvermeyeceği için Prusya'nın resmi inancı olan Lüterciliği seçti,Hıristiyan oldu. Annesinin ismi Henrietta (1788&#8211;1863), kardeşlerininisimleri Sophie, Hermann, Henriette, Louise, Emilie ve Caroline'dir.</p><p><strong> Eğitimi </strong></p><p>Marx, on üç yaşına kadar evde eğitildi. Gymnasiumdan mezun olduktansonra, 17 yaşında hukuk okumak için Bonn Üniversitesi'ne kaydoldu.Marx'ın edebiyat ve felsefe okuma isteği babasının gelecekte kendisineekonomik anlamda bakamayacağı gerekçesiyle reddedildi. Sonraki senebabası tarafından daha saygın bir üniversite olan Berlin'dekiFriedrich-Wilhelms Üniversitesi'ne yollandı. Bu dönemde Marx birçokşiir ve hayat hakkında deneme yazmıştır, bu yazılarda üniversitedekiGenç Hegelciler'in ateist düşüncesinin de etkisi görülür. 1841'de"Demokritosçu ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Farklar" isimliteziyle doktorasını verdi.</p><p><strong> Marx ve Hegelciler</strong></p><p>Genç Hegelciler, Ludwig Feuerbach ve Bruno Bauer etrafında toplanmışhocaları Hegel'i eleştiren bir grup felsefeci ve gazetecidenoluşuyordu. Hegel'in metafizik çıkarımlarını eleştirmelerine karşın,teolojik boyutundan koparttıkları diyalektik metodu dini ve politikayıanaliz etmekte kullanıyorlardı. Bu grubun bazı üyeleri post-Aristofelsefesi ve post-Hegelci felsefe arasında bir analoji çizer. Bunlardanbiri Max Stirner, Feuerbach ve Bauer'i Biricik ve Mülkiyeti (1845, "DerEinzige und sein Eigenthum") isimli kitabıyla eleştirir, bu ateistlerinsoyut kavramları somutlaştırarak dindar bir görünüm kazandığını söyler.Bir Feuerbach takipçisi olan Marx, bu kitaptan etkilenerek Feuerbachmateryalizmini terk edip, daha sonra epistemolojik kopuş denilecekkırılmaya yaklaşmıştır. Bundan sonra Stirner ve Feuerbach'ı eleştirdiğive tarihsel materyalizm kavramının temellerini attığı Almanİdeolojisini (1846 Die Deutsche Ideologie) yazar, ancak bu kitabıyayımlayamaz.&#091;4&#093;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Marksizm</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><em>Proletarier aller Länder, vereinigt euch!</em></p><p>(<em>Dünyanın bütün işçileri, birleşin!</em>)</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Marx&#8217;ın eserleri</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>1844 Elyazmaları (1844)</p><p>Komünist Manifesto (1847-48)</p><p>Das Kapital (I.C 1867, II.C 1885, III.C 1894)</p><p>Gotha Programı'nın Eleştirisi (1875)</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Sosyoloji ve Antropoloji</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Genç Marx &#8226; Yabancılaşma</p><p>&nbsp;</p><p>Sınıf bilinci</p><p>Burjuva &#8226; Proletarya</p><p>Meta fetişizmi &#8226; Komünizm</p><p>Kültürel hegemonya</p><p>İnsan doğası &#8226; Sömürü</p><p>Sosyalizm &#8226; Üretim ilişkileri</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Ekonomi</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Marksist ekonomi-politik</p><p>&nbsp;</p><p>Üretim araçları</p><p>Üretici güçler &#8226; Meta</p><p>Değer yasası &#8226; Emek gücü</p><p>Emek fazlası &#8226; Artı değer</p><p>Değişim Değeri ve Kullanım Değeri</p><p>Ücret</p><p>&nbsp;</p><p>Üretim biçimi</p><p>Kapitalist üretim tarzı</p><p>Pre-kapitalist üretim biçimleri</p><p>Asya tipi üretim tarzı</p><p>&nbsp;</p><p>Tarih&#091;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Emperyalizm &#8226; Ateizm</p><p>Sınıf savaşı</p><p>Proletarya diktatörlüğü</p><p>Sermayenin ilkel birikim süreci</p><p>Proleter devrim</p><p>Proletarya Enternasyonalizm</p><p>Dünya devrimi &#8226; Sürekli devrim</p><p>&nbsp;</p><p>Felsefe</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Diyalektik Materyalizm</p><p>Marksist felsefe</p><p>Tarihsel Materyalizm</p><p>&nbsp;</p><p>Akımlar ve Eğilimler</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Marksizm-Leninizm</p><p>Sol Komünizm</p><p>Troçkizm &#8226; Stalinizm</p><p>Maoculuk</p><p>Marksist hümanizm</p><p>Marksist otonomizm</p><p>Varoluşçu Marksizm</p><p>Yapısalcı Marksizm</p><p>Batı Marksizm</p><p>Post-Marksizm</p><p>&nbsp;</p><p>Kişiler</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong><strong>Karl Marx</strong>'ı etkileyenler</strong></p><p>Arthur Schopenhauer</p><p>Georg Wilhelm Friedrich Hegel</p><p>Christian Johann Heinrich Heine</p><p>Ludwig Andreas Feuerbach</p><p>Max Stirner</p><p>Friedrich Engels</p><p>David Ricardo</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Rus Devrimi</strong></p><p>Georgi Plehanov</p><p>Vladimir Lenin</p><p>Julius Martov</p><p>Vissarion Grigorieviç Belinsky</p><p>Aleksandr Ivanoviç Gertsen</p><p>Lev Troçki</p><p>Josef Stalin</p><p>Nikolay Buharin</p><p>Alexei Rykov</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Orta Avrupa</strong></p><p>Karl Kautsky &#8226; Ferdinand Lassalle</p><p>Eduard Bernstein &#8226; August Bebel</p><p>Willhelm Liebknecht</p><p>Rosa Luxemburg &#8226; Karl Liebknecht</p><p>Franz Mehring &#8226; Clara Zetkin</p><p>Ernst Thälmann</p><p>Georg Lukács &#8226; Karl Korsch</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Avusturya Marksizmi</strong></p><p>Max Adler &#8226; Rudolf Hilferding</p><p>Karl Renner &#8226; Otto Bauer</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Batı Avrupa v.s</strong></p><p>Georges Sorel &#8226; Antonio Labriola</p><p>Antonio Gramsci &#8226; Palmiro Togliatti</p><p>José Carlos Mariátegui</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Frankfurt Okulu</strong></p><p>Max Horkheimer &#8226; Theodor Adorno</p><p>Herbert Marcuse &#8226; Walter Benjamin</p><p>Jürgen Habermas &#8226; Axel Honneth</p><p>&nbsp;</p><p>Louis Althusser &#8226; Étienne Balibar</p><p>Nicos Poulantzas &#8226; Ernesto Laclau</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Troçkist</strong></p><p>Ernest Mandel &#8226; Tony Cliff</p><p>&nbsp;</p><p>Praxis Okulu</p><p>&nbsp;</p><p>Gilles Deleuze &#8226; Antonio Negri</p><p>Fredric Jameson &#8226; Alan Thornett</p><p>Terry Eagleton &#8226; Slavoj &#381;i&#382;ek</p><p>Perry Anderson</p><p>&nbsp;g&nbsp;&#8226;&nbsp;t&nbsp;&#8226;&nbsp;d&nbsp;</p><p>1843 Ekim ayının son günlerinde Marx Paris'e gider. 28 Ağustos 1844tarihinde Paris'in ünlü bir kafesinde (Café de la Régence'te) FriedrichEngels ile tanışır ve hayatının en önemli dostluklarından biri böylecebaşlamış olur. Engels'in Paris'e gelmesinin en önemli sebebi Marx'latanışmaktır, daha önce bir sefer 1842 yılında Marx'ın çıkardığıRheinische Zeitung gazetesinin ofisinde karşılaşmışlardır.&#091;5&#093; EngelsMarx'a en önemli eserlerinden birini gösterir "1844 Yılındaİngiltere'de İşçi Sınıfının Koşulları.&#091;6&#093;" Paris o dönemde İngiliz,Alman ve İtalyan devrimcilere ev sahipliği yapıyordu, aynı şekilde Marxda Arnold Ruge ile çalışmak için Paris'e gelmişti, ikili Şubat 1844'tebir defalığına Deutsch&#8211;Französische Jahrbücher gazetesiniçıkarabildiler.&#091;7&#093;</p><p>Bu gazetenin başarısızlığından sonra Marx, Paris'teki en radikal Alman gazetesi <em>Vorwärts</em>'tayazar, bu gazete Avrupa'daki en önemli radikal gazetelerdendir. Marxgenellikle Hegel üzerine yazar, Yahudi Sorunu Üzerine isimli makalesiiçin çalışır. Fransız Devrimi ve Proudhon'u inceler&#091;8&#093;, işçi sınıfıüzerinde düşünmeye başlar.</p><p>Bauer'e bir cevap niteliği taşıyan ve Genç Hegelciler'e olanmesafesini belirlediği Yahudi Sorunu Üzerine yayımlanır. Bu makalesivil haklar ve insan hakları ve politik özgürleşme kavramlarınıneleştirisini içermekle birlikte, Yahudilik ve Hıristiyanlığa da sosyalözgürleşme hususunda önemli eleştiriler getirir. Engels, Marx'ınçalışma alanlarını işçi sınıfının durumu ve iktisat konularınayoğunlaştırmasında yönlendirici olur. 1844 Elyazmaları'nda bunun ilkörnekleri yer alır, ancak bu yazılar 1930'lara kadar yayımlanmadankalır. Bu elyazmaları temel olarak kapitalizmde insan emeğinin,yabancılaşmasının olgusal analizini içerir.</p><p>Ocak 1845'te <em>Vorwärts</em>, Prusya Kralı Frederick William IV'egerçekleştirilen suikast girişimine olan desteğini açıkça belirtinceMarx ve arkadaşlarına Paris'i terk etmeleri emredilir. Engels'lebirlikte Brüksel'e geçerler.</p><p>Marx bundan sonra kendini Alman İdeolojisi'nde temellerini attığıtarih çalışmasına ve tarihsel materyalizm görüşüne adar. Bu görüşüntemel savı "İnsanların varlığını belirleyen onların bilinci değil,tersine onların bilincini belirleyen onların toplumsal varlığıdır."olarak özetlenebilir. Marx artık tarihi "üretim ilişkilerine bağlıolarak" ele almaya başlar ve mevcut endüstriyel kapitalizmin kaçınılmazçöküşü üstünde çalışır. Bu dönem, daha sonra akademisyenlerin ayırdığı,Feuerbach etkisi görülen Genç Marx'tan kopuş dönemidir.</p><p>1847 yılında yazdığı Felsefenin Sefaleti, Pierre-Joseph Proudhon veFransız sosyalist düşüncesine bir eleştiri ve cevap niteliği taşır. 21Şubat 1848 tarihinde, Komünist Birlik ve Avrupa'daki bazı komünistgrupların manifestosu olarak Marx ve Engels'in en ünlü çalışmasıKomünist Manifesto yayımlanır.</p><p>1848 yılı Avrupa'da köklü devrimlerin başgösterdiği bir yıldır. Marxyakalanır ve Belçika'dan sınır dışı edilir. Radikal hareketlerinFransa'da güçlenmesiyle Marx tekrar Paris'e davet edilir, geri dönerekdevrimci hareketlere tanıklık eder.</p><p>1849 yılında tekrar Almanya'ya (Köln'e) geri döner ve <em>Neue Rheinische Zeitung</em>gazetesini çıkarmaya başlar. Bulunduğu sürede iki defa mahkemeyeverilir, ikisinden de beraat eder. Gazeteye baskının artması sonucuParis'e döner, buradan da yollanır ve en sonunda Londra'ya iltica eder.</p><p><strong> Londra</strong></p><p>Mayıs 1849'da ömrünün sonuna kadar kalacağı Londra'ya yerleşir.1851'de New York Herald Tribune gazetesinde muhabir olarak çalışır.1855'te oğlu Edgar veremden ölür.&#091;9&#093; Parasızlıktan ve kötü yaşamkoşullarından dolayı politik ekonomi üstündeki çalışması çok ağırilerlemesine rağmen 1857'de sermaye, özel mülkiyet, ücretli emek vedevlet üstünde yazdığı 800 sayfalık çalışma vardır. 1858'deçalışmalarını topladığı Grundrisse ancak 1939 yılında yayımlanır.Yayımlanan ilk ciddi iktisadı çalışması 1859 yılında yayımlanan <em>Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı</em> kitabıdır. Adam Smith ve David Ricardo'nun teorilerini tartıştığı <em>Artı-Değer Teorileri</em>1862-63 arasında yazdığı el yazmalarından oluşmaktadır. Bu kitap,ölümünden sonra yayımlanmıştır. Bu iki çalışma da Kapital'intaslaklarını ve çeşitli bölümlerini içerir. 1867'de dev çalışması,kapitalist üretim sürecini analiz ettiği Kapital'in ilk cildiyayımlanır. İkinci ve üçüncü cildi üstünde çalışmalarını sürdürür ancakbu ciltler ölümünden sonra Engels tarafından yayımlanabilecektir.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Karl Marx, 1861.</p><p>Kapital'in dev bir araştırma ve analiz olması, Marx'ın sürdüğüsefalet bu eserin tamamının yayımlanmasını geciktirmiştir. Bunlarındışında zamanının ve enerjisinin önemli bir kısmını BirinciEnternasyonal'e ayırması da yazma sürecinin ağır işlemesine sebepolmuştur. Kongrenin düzenlenmesinde aktif olarak görev alan Marx,kongrede Mikhail Bakunin önderliğindeki anarşist sol akım ile ciddifikir ayrılıkları ve çatışmalar yaşamıştır. 1872'de gerçekleşen LaheyKongresi'nde Bakunin'in Marx'ın fikirlerini "otoriter" olarakdeğerlendirmesiyle iki grup arasında büyük çekişmeler yaşanmış, sonundaBakunin ve anti-otoriter çevreler kongreden ihraç edilmiştir. ParisKomünü sırasında yaşananlar, Lahey Kongresi'ndeki fikir ayrılıklarınında önemli bir bölümünün kaynağıdır. Bölünme Marx'ı da derindenetkilemiş ve <em>Fransa'da İç Savaş</em> makalesiyle Paris Komünü'nü savunmuştur.</p><p>Marx'ın sağlığı son on yılda gittikçe bozulmaya başlamıştır, buyüzden önceki yıllarında gösterdiği üretkenliği sağlayamamıştır.1875'te yayımlanan <em>Gotha Programı'nın Eleştirisi</em> devrimstratejisi, proletarya diktatörlüğü, kapitalizmden komünizme geçiş veişçi sınıfı partisi konularını ele alır. Bu kitapta, "Herkestenyeteneğine göre, herkese gereksinmesine göre" prensibinin komünisttoplumunun sloganı olması gerektiğini beyan eder.</p><p><strong> Aile hayatı </strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Karl Marx, 1882.</p><p>Karl Marx, bir Prusya baronunun eğitimli kızı Jenny von Westphalenile evlendi. Marx ve Westphalen ailelerinin istememesi yüzünden buberaberlik önceleri saklı kaldı, daha sonra çift 19 Haziran 1843tarihinde evlendi.</p><p>Aile, 1850'li yıllarını yokluk içerisinde Londra'nın Soho semtindebulunan üç odalı bir evde geçirdi. Marx ve Jenny'nin bu yıllarda dörttane çocuğu oldu, daha sonra Jenny üç çocuk daha doğurmuştur, fakatyedi çocuktan sadece üç tanesi hayatta kalarak ergenliğe erişebildi (Bu3 çocuktan 2'si ise olgunluk yaşlarında intihar etmiştir).Manchester'da aile işini yürütmekte olan Engels, bu yıllarda Marx'ın enbüyük maddi destekçi oldu. New York Daily Tribune'de muhabir olarakçalışan Marx, buradan da bir miktar para alıyordu. Aile, Jenny'e 1856yılında kalan miras sayesinde gene Londra civarında görece sağlıklı biryere taşındı. Marx hemen hemen bütün hayatını kıt kanaat geçirdi,yokluk peşini hiçbir zaman tam olarak bırakmadı.</p><p>Marx'ın çocuklarının isimleri şunlardır: Jenny Caroline (Longuet;1844&#8211;1883); Jenny Laura (Lafargue; 1846&#8211;1911); Edgar (1847&#8211;1855); HenryEdward Guy ("Guido"; 1849&#8211;1850); Jenny Eveline Frances ("Franziska";1851&#8211;1852); Jenny Julia Eleanor (1855&#8211;1898) ve Temmuz 1857'de henüzismi konulmadan hayatını kaybeden bir bebek.</p><p><strong> Ölümü </strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Highgate Mezarlığı, Londra</p><p>Aralık 1881'de karısı Jenny'nin ölümünden hemen sonra Marx'ın dasağlığı bozuldu, son on beş ayını katar hastalığıyla geçirdi. Buhastalık bronşit ve plöreziye yol açmış, Karl Marx 14 Mart 1883tarihinde hayatını kaybetmiştir. Öldüğünde uyruksuzdu&#091;10&#093;. Londra'dakimezartaşının üst bölümünde <em>Komünist Manifesto'</em>nun son cümlesi büyük harflerle yazılıdır:</p><p>&#8220;	 <em>Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!</em> &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Alt bölümünde ise <em>Feuerbach Üzerine Tezler</em>'in 11. bölümünün sonu yer alır:</p><p>&#8220;	 <em>Filozoflar dünyayı, yalnızca, çeşitli şekillerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.</em> &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Mezartaşı Büyük Britanya Komünist Partisi tarafından, özgün halinede saygı gösterilerek alçak gönüllü bir mimariyle, 1954 yılında biranıt haline getirilmiştir&#091;11&#093;. 1970'de el yapımı bir bombayla bu anıtıyok etmek amacıyla başarısız bir girişim olmuştur.&#091;12&#093;</p><p>Cenazesinde Wilhelm Liebknecht ve Friedrich Engels gibi Marx'ınyakın arkadaşları konuşma yapmıştır. Engels'in konuşması şu cümleleriiçerir&#091;13&#093;:</p><p>&#8220;	 <em>14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayandüşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Sadece iki dakika yalnızbıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, amasonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.</em> &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Engels ve Liebknecht dışında Charles Longuet ve Paul Lafargue decenazeye katılmıştı. Liebknecht Almanca, Longuet Fransızca birerkonuşma yaptı, Fransa ve İspanya'daki işçi partilerinden gelen ikitelgraf okundu. Engels'in konuşmasıyla, toplam onbir kişi bulunancenaze töreni tamamlandı.</p><p>Marx'ın kızı Eleanor da babası gibi komünist oldu ve onun çalışmalarının düzenlemesini yaptı.</p><p><strong> Marx'ın görüşleri </strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Komünist Manifesto, el yazması.</p><p>Marksizm, standard felsefi süreçten farklı olarak düşünüşün dışındaeylemi de içerir (Marx, praksis ve felsefeyi birleştirerek, Marksizm'i"praksis felsefe" vasfına bürümüştür, buna göre Marksist felsefedüşünüş ve faaliyeti birlikte gerçekleştirir). Ölümünden sonra Lenin,Mao, Stalin ve Troçki gibi liderler Marksizmi çeşitli şekildeyorumlamışlar ve bu yorumların sonucu ortaya koydukları hareketlerLeninizm, Maoizm gibi isimlerle adlandırılmıştır.</p><p><strong> Marx'ın felsefesi </strong></p><p>Marx'ın felsefesinin dayanak noktası insanın doğası ve toplumiçindeki yeridir. Hegelci diyalektiğin yardımıyla insan doğasınındeğişmezliği kavramını reddeder. Burada kastedilen insan doğası,fizyolojik ihtiyaçlar değil insanın toplum içinde yarattığı hareket vedavranış biçimidir. Bunu da "tarihsel süreç" ve "doğa" kavramlarını birarada ele alarak yapar. Sosyal koşulların davranışı belirlemesi,doğanın insanın davranışını belirlemesinden önce gelir. Ama bu insandoğasının varlığını reddetmez, yabancılaşma teorisi bunun üstünekurulur. İnsan emeği kaçınılmaz olarak doğal bir kapasite gerektirirama bu da insan bilincinin aktif rolüne sıkıca bağlıdır:</p><p>&#8220;	 <em>Örümcek, işini dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı dapeteğini yapmada pek çok mimarı utandırır. Ne var ki, en kötü mimarı eniyi arıdan ayıran şey, mimarın, yapısını gerçekte kurmadan önce, onuhayalinde kurabilmesidir.</em> &#8222;</p><p>&nbsp;</p><p>&#8212;Kapital, 1. Cilt, Üçüncü kısım, 7. bölüm, 1. Kesim &#091;14&#093;</p><p>Marx'ın tarih analizi, tarım toplumlarında toprak ve kürek, sanayitoplumunda madenler ve fabrikalar olarak sayılabilen yani bir malınüretimi için doğrudan gerekli üretici güçler ve bu üretim araçlarınıkullanan insanların kurduğu sosyal ve teknolojik ilişkileri tanımlayanüretim ilişkileri arasındaki ayrıma dayanır. Bu ayrım ve bağ üretimbiçimini oluşturur. Marx, Avrupa'da üretim biçiminin değişmesiylebirlikte feodalizmden kapitalist üretim biçimine geçildiğini söyler.Marx üretici güçlerin, üretim ilişkileriden daha önce geldiğini ve dahahızlı değiştiğini söyler. Felsefenin Sefaleti çalışmasında bu durumşöyle yer alır:&#091;15&#093;</p><p>&#8220;	 <em>Toplumsal ilişkiler, üretici güçlere sıkı sıkıya bağlıdırlar.Yeni üretici güçler sağlamak için insanlar kendi üretim biçimlerinideğiştirirler; kendi üretim biçimlerini değiştirmek, yaşamlarınıkazanma yollarını değiştirmek için de bütün toplumsal ilişkilerinideğiştirirler. Yeldeğirmeni size feodal beyli toplumu verir; buharlıdeğirmen ise, sınai kapitalistli toplumu.</em> &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Marx toplumdaki sınıfların bu üretim biçimlerine bağlı olarakoluştuğunu söyler. Bir sınıfı oluşturan insanlar kendi istekleri yahutbilinçleriyle bir araya gelmiş değildir. Her sınıfın da kendi çıkarınafarklı bir isteği vardır, bu da toplumda çatışmaya yol açar. İnsanlıktarihinin en kalıtımsal özelliği sosyal sınıfların çatışmasıdır:</p><p>&#8220;	 <em>Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir.</em> &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Marx insanların kendi emek gücü ve bunla olan ilişkisiyle deilgilenmiştir; yabancılaşma sorunu özellikle Genç Marx'ın ilgilendiğibir alandır. Kapitalist sistemde insan kendi doğasınayabancılaşmasıyla, hem kendi emeğine hem üretim sürecine hem de sosyalilişkilerine karşı yabancılaşır. Kapital'de yerini daha ayrıntılıbiçimde tanımladığı meta fetişizmine bırakır.</p><p>Yanlış bilinç de Marksist terminoloji içinde önemli bir yeresahiptir. İdeoloji kavramıyla oldukça yakından bağlantılıdır ve onuolumsuzlar. Üretim araçlarına sahip sınıf, aynı zamanda kendi dünyagörüşünü de alt sınıflara pompalar. Böylece proletarya kendi çıkarınınnerede olduğunu göremez, düzeni değiştirme şansının olmadığını düşünür.Olayları devrimci bir düşünceden uzak olan din veya insan çerçevesindengörür. Marx, <em>Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı</em>'da şöyle der;</p><p>&#8220;	 <em>Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve birbaşka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protesto oluyor. Din ezileninsanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, manevi olanındışlandığı toplumsal koşulların maneviyatını oluşturuyor. Din, halkınafyonunu oluşturuyor.</em>&#091;16&#093;	 &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong> Tarih anlayışı </strong></p><p>Marx'ın tarihsel materyalizm kuramı toplumun her zaman temel olarak-üretim ilişkileri ve buna bağlı olarak ekonominin sistemin dinamiğiolduğu- maddi koşullara göre belirlendiğini öne sürer. İnsanlaröncelikle "yaşamlarını sürdürmek gayesiyle içmek, yemek, barınmak vegiyinmek" gibi gereksinmeleri karşılamak için ilişkiye girer.&#091;17&#093; Marxve Engels, Batı toplumlarının gelişmesini ve geleceğini, birbirinitakip eden ilk dört döneme ayırır ve beşinci olarak gelecekteyaşanacağını varsaydıkları komünizm dönemini öngörür:</p><ul><li>İlkel komünizm: Avcı ve toplayıcı dönemde, paylaşılan mülkiyete ve ilkel demokrasiye dayanan kooperatif aşiretler, kabileler.</li><li>Kölelik: Toplumun kabileden şehir devlete geçtiği, köleliğin, özelmülkiyetin ve aristokrasinin doğduğu, tarımın yaygın olduğu dönem.</li><li>Feodalizm: Kralın da dahil olduğu aristokrasinin yönetici sınıf haline geldiği, dinin önemli bir yer tuttuğu üçüncü dönem.</li><li>Kapitalizm: Burjuva sınıfının yönetici, proletaryanın da ezilensınıf olduğu, parlamenter demokrasinin yaygın politik sistem, piyasaekonomisinin işlediği ve üretim araçlarına ağırlıkla özel mülkiyetinsahip olduğu dönem.</li><li>Komünizm: İşçilerin devrim yaparak kapitalistleri kovduğu vedevletsiz, sınıfsız, mülkiyetsiz bir toplumun yarattıkları beşincidönem.</li></ul><p><strong> Politik ekonomi </strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>1973 basımı Das Kapital.</p><p>Marx'a göre, insanın kendi emeğine yabancılaşması (meta fetişizminedönüşen süreç), kapitalizmin en belirgin niteliğinden biridir.Kapitalizmden önce, Avrupa'da var olan piyasalarda üreticiler vetüccarlar mal alıp satardı. Kapitalist üretim tarzının gelişmesiylebirlikte emeğin kendisi bir mal (meta) halini almıştır. İnsan artıkyaptığı ürünü değil, kendi emek gücünü belirli bir ücret karşılığındaanlaşarak satmaktadır. Emek gücü, insanın zanaatçılığındanfarklılaşarak sistemin devamlılığını sağlayan, tamamıyla alınıpsatılabilen bir araç haline gelmiştir. Emek gücünü satmak zorundaolanlara proletarya, bu emek gücünü satın alan, genellikle mülk veüretim teknolojisine sahip gruba da burjuva denir. Proleterler,kapitalistlerden sayıca ve kaçınılmaz olarak fazladır.</p><p>Marx, endüstriyel kapitalistlerin tüccar kapitalistlerdenayrıldığını söyler. Tüccar bir piyasadan bir malı alır ve diğer birpiyasada, piyasadaki arz ve talep kanunlarına bağlı olarak, daha yüksekbir fiyattan satar. Böylece bir arbitraj oluşturur. Öte yandankapitalistler, üretilen maldan bağımsız olarak emek piyasası ile piyasaarasındaki farklılıktan yararlanır. Marx, her başarılı endüstrininbirim maliyeti girdisi ile birim fiyatı çıkışı arasında farkbulunduğunu söyler. Bu farklılık artı değer olarak adlandırılır ve buartı değer kaynağını işçinin ürettiği artı emekten alır, bu el konulanartı değer kapitalist kazancın esas bölümünü oluşturur.</p><p>Marx ve Engels, Komünist Manifesto'da burjuvanin tarihte dahaönceden görülmemiş devrimci bir rol oynadığını söyler, ama bukapitalist üretim sürecinin yaşayacağı krizleri bütünüyleengelleyebilecek güçte olduklarını göstermez. Teknolojinin sürekligelişmesi, ekonominin büyümeye endeksli olması ve kârın arttırılmasıgerekliliği kapitalizmi periyodik krizlere mahkûm eder. Bu büyüme, krizve tekrar büyüme süreci sonunda her defasında bir öncekinden daha ciddibir krize yol açacaktır. Aynı zamanda bu süreçte kapitalist süreklizenginleşmeye çalışacak, işçi de gittikçe güçsüzleşecektir, çünkü artıdeğeri oluşturan artı emektir. Sonunda proletarya üretim araçlarına elkoyacak ve herkese eşit biçimde dağıtacaktır. Uzlaşmak ihtimali mümkündeğildir, çünkü kapitalist sistemde bu uzlaşmanın sınıf farklılığınıortadan kaldırma şansı yoktur. Aksine kapitalistler önceki avantajlıdurumunu devam ettirmek için şiddete başvuracaktır. Bu geçiş sürecindeiyi organize olmuş devrimci bir gücün ortaya çıkıp idareyi ele almasıgerekir. Marx, Gotha Programı'nın Eleştirisi'nde şöyle yazar:</p><p>&#8220;	 <em>Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birindenötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçişdönemi tekabül eder ki, burada devlet, proletaryanın devrimcidiktatörlüğünden başka bir şey olamaz.</em>&#091;18&#093;	 &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong> Marx'ın etkilendikleri </strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>G.W.F. Hegel</p><p>Karl Marx üzerinde etkili olanlar kısaca şöyle sıralanabilir:</p><ul><li>Hegel diyalektik metodu ve tarih anlayışı, (Alman felsefesi).</li><li>Adam Smith ve David Ricardo politik ekonomisi, (İngiliz iktisadı).</li><li>Rousseau başta olmak üzere Fransız eşitlikçi ve sosyalist düşüncesi, (Fransız politikası).</li></ul><p>Marx tarih ve toplumun bilimsel bir metodla birlikte ele alınmasıgerektiğine inanır. Marx'ın tarih anlayışı, tarihsel materyalizm olaraktanımlanır Engels ve Lenin de bunu diyalektik materyalizm olarak elealır, Hegel'in "gerçeklik ve tarihin diyalektik biçimde ele alınması"gerektiği düşüncesinden oldukça etkilenmiştir. Fakat Hegel'in düşüncesibu diyalektiğin temeline idealizmi oturttuğundan dolayı, Marxtarafından eleştirilmiştir, Engels Ekonomi Politiğin EleştirisineKatkı'da Marx'a atıfla şöyle yazar:</p><p>&#8220;	 <em>Tarihte bir iç gelişme, zincirleme bir iç bağlantı olduğunutanıtlamayı deneyen ilk adam Hegel'dir, ve onun tarih felsefesindekibirçok şey, bugün bize ne kadar tuhaf gelirse gelsin, onu izleyenleri,hatta ondan sonra tarih üzerinde genel muhakemeler yürütmeyekalkışanları kendisiyle kıyasladığımızda, temel anlayışının yüceniteliği bugün de hayranlığa layıktır. Phénoménologie'sinde,Estetik'inde, Felsefe Tarihi'nde, her yere tarihin bu yüce anlayışıgirer, ve her yerde konu, tarihsel tarzda, "soyut olarak baş aşağıedilmiş" olsa da, tarih ile belirli ilişkisi içinde incelenir.</em>&#091;19&#093;	 &#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Popüler ifadeyle Marx, baş aşağı duran Hegel'i ayakları üstüne koyar. Marx'ın Hegel'in <em>idealizmini</em> reddetmesinde ve <em>materyalist</em>diyalektiği benimsemesinde Feuerbach da etkili olmuştur. Feuerbach vearkadaşları, Tanrı'nın insan icadı olduğunu söyler ve diyalektik metoduteolojik boyutundan kopararak dini ve politikayı analiz etmektekullanır. Marx da bu dünyanın insanlardan herhangi bir "gerçek" şeyisakladığına katılmaz, aksine din ve idealizm tarihsel ve sosyal olarakinsanların kendi gerçek konumlarını açıkça görmesini engeller. GençHegelciler'den koptuktan sonra Feuerbach'ı eleştirmiş olsa da, ondanbir ölçüde etkilenmiştir.</p><p>Marx, her ne kadar Rousseau'ya nadir göndermelerde bulunsa da,Rousseau özel mülkiyete ciddi biçimde ilk saldırıyı yapan ve eşitlikçidüşünceye katkıda bulunan önemli bir filozoftur ve bu konularda Marx'ındüşüncesini oluşturmasında etki sahibidir. Marx ütopik olaraknitelendirmesine rağmen Charles Fourier ve Saint-Simon gibi sosyalistdüşünürlerin görüşlerinin önemini de reddetmez: "<em>Ama bu sosyalistve komünist yayınlar, eleştirel bir öğe de içerirler. Bunlar mevcuttoplumun bütün ilkelerine saldırırlar. Bu yüzden işçi sınıfınıaydınlatacak en değerli malzemelerle doludurlar.</em>" (<em>Komünist Manifesto</em>'dan)</p><p><strong> Marx'ın etkisi </strong></p><p>Marx ve Engels'in çalışmaları, toplum ve tarihin kompleks analizinisunan birçok başlıktan oluşur. Karl Marx'ın görüşleri, özellikleölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenir vetartışılır. Ama Marksistler arasında Marx'ın yazılarının nasılyorumlanması ve varolan olaylara ve durumlara nasıl uyarlanmasıgerektiği konusunda çeşitli ciddi tartışmalar vardır. Hatta butartışmalar henüz Marx hayattayken ortaya çıkmıştır, Marx 1883yılındaki ölümünden önce hem Paul Lafargue hem de Fransız işçi lideriJules Guesde'yi "<em>devrimci deyim tüccarı</em>" olmakla suçlamıştır.Fransa partisi reformist ve devrimci olarak ikiye bölündükten sonra,devrimcinin lideri Jules Guesde Marx'tan emir almakla suçlanmış, Marxda Lafargue'ye "Eğer Marksizm buysa, ben Marksist değilim" demiştir. ("<em>Ce qu'il y a de certain c'est que moi, je ne suis pas Marxiste</em>", bu söz Engels'in Eduard Bernstein'e yolladığı 2-3 Kasım 1882 tarihli mektubunda geçer.)&#091;20&#093;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Karl Marx ve Friedrich Engels anıtı, Marx-Engels-Forum, Berlin</p><p>Genel olarak, Marksist sözü Marx'ın kavramsal dilini ("üretimbiçimi", "sınıf savaşı", "meta fetişizmi" gibi) kapitalist ve diğertoplumları anlamak için kullanan ya da işçi devriminin komünist toplumageçişi sağlayan tek araç olduğuna inanan kişiler için sarfedilir.Marx'ın kuramının genelini ya da bir kısmını kabul edip bütün akılyürütmelerini kabul etmeyen kişilerin nasıl adlandırılacağı da tartışmakonusudur.</p><p>Marx'ın ölümünden 6 yıl sonra ilk kongresi yapılan İkinciEnternasyonal, politik hareket için önemli bir merkez oluşturdu. Büyükişçi partilerinin, özellikle Marksist Almanya Sosyal Demokrat Partisi,katılımıyla Birinci Enternasyonal'den daha başarılı oldu. Bazı üyelerinEduard Bernstein'in ortaya attığı evrimsel sosyalizm teorisine ilgiduymaya başlaması ve patlak veren I. Dünya Savaşı 1914'te buEnternasyonalin sona ermesine yol açtı.</p><p>Vladimir Lenin önderliğinde Marksist Bolşevikler'in Ekim Devrimi ileRusya'da iktidarı ele alması dünya çapında büyük bir yankı yarattı.Moskova'da Mart 1919'da kurulan "Üçüncü Enternasyonalin amacı tümdünyada Komünist partilerin kurularak uluslararası proleter devrimineyahut dünya devrimine yardım etmeleriydi.</p><p>Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ileriderecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. Lenin iseemperyalizm çağında "<em>eşitsiz ekonomik ve siyasal gelişme yasasına</em>"bağlı olarak, Rusya'nın eski bir tarım ülkesi olmasına rağmen aynızamanda emperyalizmle ilişkili olarak endüstriyel sıkıntıları yaşayanbir ülkede zincirin en zayıf halkasından kopacağını, böylece "gerikalmış" diye tabir edilen bir ülkede devrimin gerçekleşmesinin olanaklıolduğunu, bu toplumun yaktığı devrim ateşinin Avrupa'nın endüstriyeltoplumlarına da sıçrayacağını söyledi&#091;21&#093;</p><p>Marx ve Engels, Komünist Manifesto'nun 1882 tarihli Rusça baskısına yazdıkları önsöz bu konuda ışık tutucudur:</p><p>&#8220;	 <em>Şimdi sorun şudur: Büyük çapta zayıflamış olsa bile, gene de,ilkel bir ortak toprak sahipliği biçimi olan Rus obşina'sı, doğrudandoğruya komünist ortak mülkiyetin üst biçimine geçebilir mi? Ya datersine, ilkönce Batının tarihsel evrimini oluşturan aynı çözülmesürecinden mi geçmelidir?</em></p><p><em>Buna bugün verilebilecek tek yanıt şudur: Eğer Rus Devrimi,Batıdaki bir proleter devriminin habercisi olur, ve bunlar, böylelikle,birbirlerini tamamlarlarsa, Rusya'daki mevcut ortak toprak sahipliği,komünist bir gelişmenin başlangıç noktası olabilir.</em></p><p>&#8221;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>Almanya, Chemnitz'de bulunan Karl Marx anıtı, bu şehir önceden Karl Marx Şehri adıyla Doğu Almanya'ya bağlıydı.</p><p>Marx'ın sözleri Lenin için bir başlama noktasını oluşturdu, Troçkive Eski Bolşevikler ile birlikte yürüttüğü Rus devriminin "Batıdaki birproleter devriminin habercisi" olması gerektiği düşüncesi Komintern'inde amacıydı (dünya devrimi). Bu bağlamda Komintern'in ilk kongredekiresmi dilinin Almanca olması ve Lenin'in devrim sırasında yoğun olarakAlman ajanlığıyla suçlanması tesadüf değildir.&#091;22&#093; Daha sonra Batı'dadevrim hareketlerinin başarısızlığa uğraması ve diğer devletlerinSovyetler'e cephe almasından sonra Stalin'in öne sürdüğü "tek ülkedesosyalizm" Sovyetler Birliği'nde hakim görüş haline geldi. Stalinyönetimine muhalefetini sürdüren Leon Troçki ve yandaşları DördüncüEnternasyonal'i 1938 yılında örgütledi.</p><p>Çin'de Mao Zedung Marx'a bağlıluğını dile getirmekle beraberkomünist devrimde öncü rolü sadece işçilerin değil köylülerin deoynayabileceğini söyledi. Henüz köylü toplumlarda işçi sınıfı tamoluşmadığı için feodalizme karşı gelen köylüler de komünist birdüzenden yana tavır koyabilirdi. Marx'ın temel görüşlerinden farklıolsa da Marksist-Leninist çizgiye daha yakın olan bu düşünceleriniZedung, Yeni Demokratik Devrim teorisiyle dile getirmiştir. Mahir Çayanbu konuda şöyle der: "Mao'nun bu katkısının özlerini ve temelunsurlarını Lenin'de de görmekteyiz. Fakat Marksizm-Leninizmin bu sonderece önemli iki ilkesi (milli demokratik devrim ve proleter kültürdevrimi), en mükemmel şekillerini Mao'nun siyasi pratiği içindealmışlardır."&#091;23&#093;</p><p>1923 yılında Almanya'da Marksistlerin kurduğu Toplumsal AraştırmaEnstitüsü de Marksist disiplininin eleştirisinde önemli bir roloynamıştır ve bu enstitünün bir düşünce akımı olarak ifade edilmesineFrankfurt Okulu denmiştir. Theodor Adorno, Max Horkheimer, WalterBenjamin, Herbert Marcuse, Jürgen Habermas önde gelen temsilcileriarasında yer alır ve bu okulun genel yaklaşım biçimi eleştirel teoriolarak adlandırılır. Bu okul Ortodoks Marksizme karşı çıkmış ve sınıfbilinci ve ekonomik belirlenimcilik konularında çarpıcı eleştirilergetirmiştir. Bazı Marksistler de bu okulu Marksizmi pratiğindensoyutlayıp sadece bir akademik disiplin alanına çekmeklesuçlamışlardır. Frankfurt Okulu'yla birlikte olmamakla beraber aynıdönemde yaşayan Antonio Gramsci Marksizm'e önemli açılımlarkazandırmıştır.</p><p><strong> Marx'a dönüş </strong></p><p>Karl Marx'ın dev eseri Das Kapital, 2008 yılında düzenlenenFrankfurt Kitap Fuarı'nda en çok satılan kitaplar sıralamasında en öndeyer almıştır.&#091;24&#093;</p><p>Karl Marx, 2009 yılında BBC tarafından yapılan "bin yılın en büyük düşünürü" online anketinde ilk sırada yer almıştır.&#091;25&#093;</p><p><strong> Eleştiriler </strong></p><p>Karl Marx ve Marksizm konusundaki eleştiriler çoğunlukla SovyetlerBirliği pratiği üzerinde yoğunlaşır. Marx'ın kapitalizm ve ekonomikanalizi için yapılan eleştiri oranı komünizm ve Sovyetler Birliğikonusunda yapılan eleştiri oranının oldukça altındadır. Marx'ın ortayakoyduğu artı değer, değişim değeri ve sermaye tanımları iktisatta doğrukabul edilir.</p><p>Kapitalizm savunucularının birçoğu refahın üretimi ve dağıtımınınsosyalizm ya da komünizmden daha etkili ve adil olduğunu savunur. Marxve Engels'in belirttiği zengin ve fakir arasındaki uçurumun sadecevahşi kapitalizm dönemine ait geçiçi bir sorun olduğu belirtirken,insan doğasının kişisel çıkara ve sermaye biriktirmesine daha yakınolduğunu kapitalizm dışında bir ekonomik sistemin bu duruma uygunolmadığını söyler. Avusturya Okulu iktisatçıları da Marx'ın emek değerkuramını eleştirir. &#091;26&#093;Ayrıca Sovyetler Birliği'nin çöküşü, BerlinDuvarı'nın yıkılışı Marksizmin popülaritesini ve dünya çapındakimarksist görüşlerin etkisini azaltmıştır.</p><p>Friedrich Hayek Serfliğe Giden Yol kitabında sosyalist bir ekonomideiletişim problemlerinin oluşacağını, Leninist dönemde de bunlarınolduğunu ve bu problemlerin üretim sürecinde bir tıkanmaya yolaçacağını söyler. Hayek'in takipçileri de Leninist dönemde veyaBritanya'da 1939'dan 1951'e kadar olan savaş demokrasisi dönemindeoluşan kıtlıklara dikkat çeker ve bunun adaletsizlik yarattığını ekler.</p><p>Bazı eleştiriler de tarihsel materyalizm kavramı konusunda toplanır.Yazılı tarihteki olayların ve sınıfların üretim biçimlerindenkaynaklandığını söyleyen bu görüşü eleştirenler "Üretim biçimi neredengelir?" biçiminde bir soru yöneltir. Murray Rothbard şöyle der "Marxhiçbir zaman bu soruya bir yanıt vermeye çalışmamıştır, aslındaveremezdi de çünkü teknolojik değişimleri ya da teknoloji devletini birinsana, bireye atfederse bütün sistemi çöker. Böyle bir durumdainsanlık bilinci ya da birey bilinci üretim biçimini belirleyen faktörolur ve başka bir yol da mümkün değildir." &#091;27&#093; Ancak Marx EkonomiPolitiğin Eleştirisine Katkı da şöyle der:"Varlıklarının toplumsalüretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlıolmayan belirli ilişkiler kurarlar; bu üretim ilişkileri, onların maddiüretici güçlerinin belirli bir gelişme derecesine tekabül eder." &#091;28&#093;Marx burada bu üretim biçimlerinin insanın "kendi iradelerine bağlıolmayan" bir biçimde geliştiğini söyler ve bu gelişmenin sosyaldoğasını açıklar.</p></div>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 24 Jan 2011 02:57:48 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1861&amp;PID=2696#2696</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Komik Resimler : Boşanma Pastaları ( :</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1745&amp;PID=2695#2695</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=798">rept</a><br /><strong>Konu:</strong> Boşanma Pastaları ( :<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25-Aralık-2010 Saat 17:53<br /><br /><img src="http://www.rehberby.com/smileys/smiley36.gif" height="17" width="17" border="0" align="absmiddle" alt="LOL" />çok güzell:))]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 25 Dec 2010 17:53:14 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1745&amp;PID=2695#2695</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Komik Resimler : Boşanma Pastaları ( :</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1745&amp;PID=2694#2694</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1803">mor menekşe</a><br /><strong>Konu:</strong> Boşanma Pastaları ( :<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 28-Eylül-2010 Saat 17:42<br /><br />çok tatlı olmuş bu pastalar yaa]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 28 Sep 2010 17:42:24 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1745&amp;PID=2694#2694</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din ve &#304;slam : Cehennemdeki Azap Ortamı</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=789&amp;PID=2660#2660</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1803">mor menekşe</a><br /><strong>Konu:</strong> Cehennemdeki Azap Ortamı<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Eylül-2010 Saat 17:00<br /><br /><P><FONT style=": #7cfc00">ALLAH ım bizi cehennemin azabından korusun<img src="http://www.rehberby.com/smileys/smiley5.gif" height="17" width="17" border="0" align="absmiddle" alt="C&#111;nfused" /></FONT></P>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 01 Sep 2010 17:00:33 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=789&amp;PID=2660#2660</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din ve &#304;slam : Bir Profesörün İlk Namazı</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1523&amp;PID=2655#2655</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1803">mor menekşe</a><br /><strong>Konu:</strong> Bir Profesörün İlk Namazı<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Eylül-2010 Saat 10:00<br /><br />ALLAHım ne kadar güzel birşey yaaa çok duygulandımm<DIV>ALLAHım herkese nasip etsin böyle birşeyiiii</DIV><DIV>&nbsp;</DIV><DIV>adama da helal olsun vallaa</DIV><DIV>ALLAHım kimseyi ayırmasın yolundan</DIV>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 01 Sep 2010 10:00:01 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1523&amp;PID=2655#2655</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>A&#351;ka Dair Yaz&#305;lar : seni cok sevmistim</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1135&amp;PID=2654#2654</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1803">mor menekşe</a><br /><strong>Konu:</strong> seni cok sevmistim<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Eylül-2010 Saat 09:22<br /><br />ellerine sağlık]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 01 Sep 2010 09:22:47 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1135&amp;PID=2654#2654</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Komik Resimler : İşte en son Issız Adam geyikleri</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1632&amp;PID=2653#2653</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1803">mor menekşe</a><br /><strong>Konu:</strong> İşte en son Issız Adam geyikleri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Eylül-2010 Saat 09:21<br /><br />güzeller paylşım için sağol<img src="http://www.rehberby.com/smileys/smiley1.gif" height="17" width="17" border="0" align="absmiddle" alt="Smile" />]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 01 Sep 2010 09:21:12 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=1632&amp;PID=2653#2653</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Komik (+16) : kore&#039;de bir park +18</title>
   <link>http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=300&amp;PID=2652#2652</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.genckolikforum.com/member_profile.asp?PF=1803">mor menekşe</a><br /><strong>Konu:</strong> kore&#039;de bir park +18<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Eylül-2010 Saat 09:18<br /><br />ben göremedim yaaa galiba pc de sorun var]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 01 Sep 2010 09:18:36 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.genckolikforum.com/forum_posts.asp?TID=300&amp;PID=2652#2652</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>
